KIBRIS GAZETESİ KÖŞE YAZARI SAYIN AKAY CEMAL'İN RUSYADAN SONRA IRAK PAZARI KONU BAŞLIKLI TISİAD YAZISI

KIBRIS GAZETESİ KÖŞE YAZARI SAYIN AKAY CEMAL'İN RUSYADAN SONRA IRAK PAZARI KONU BAŞLIKLI TISİAD YAZISI

 

Kırk yıldan beri ülkeye yatırım diye boğazımızı yırttık. Biz değil, siyasiler tabii ki!
Başta Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş olmak üzere; gelmiş geçmiş hükümetlerin başları, bakanlar yatırım diye yerlere kakıldılar…
Yatırım yapılmadı mı? Yapıldı da beklenen düzeyde değil. Devletin yanı sıra, kendi girişimcilerimiz çeşitli ürün ve hafif sanayi dallarında, üniversite sektöründe yatırımlar yaptılar. Bunlara ek olarak Türkiye’den de turizm alanında önemli yatırımlara imza atıldı. Net Holding bunların başında yer alıyor.
‘Tanınmamış bir ülkeye kim yatırım yapar?’ demeyin. Gün gele koşullar öyle bir oluşur, yatırım iklimi öyle bir gelişir, ya da öyle fırsatlar doğar ki, yatırımcı bu kez sizin kapınızı çalar. Çünkü işadamının istediği güvendir, istikrardır.
Kıbrıs sorunu çözülmemiş olsa dahi, bugün Kuzey Kıbrıs, birçok ülkeye kıyasla güvenlik açısından daha ön sıralardadır.
Kısa adı ‘TISİAD’olan ‘Türkiye-Irak Sanayici ve İş Adamları Derneği’ Başkanı Nevaf Kılıç, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nu heyet olarak ziyaretlerinde, “Kardeş ülke KKTC’nin Irak’tan daha fazla pay alabilmesi için işbirliği içinde çalışmak istiyoruz. Bu sayede KKTC’nin dış dünyaya, yeni pazarlara açılmasına da katkı sağlamış olacağız” dedi.
Kılıç ayrıca, KKTC’yi hak ettiği yere taşımaya katkıda bulunmak istediklerini, Irak’lı işadamlarını Kıbrıs’a davet edip burada yatırım yapmaları için teşvik edici çalışmalar yapacaklarını söyledi.
Eroğlu ve Yorgancıoğlu da, ekonomilerde üretilen malların pazarlanmasının önemine işaret ederek, bu pastadan buradaki yatırımcı, sanayici ve işadamlarının da yararlanması halinde bundan mutluluk duyacaklarını ifade ettiler. Başbakan bu arada özellikle narenciye, patates ve süt ürünleri alanında Irak’ta güzel işler yapılabileceğini kaydetti.
TISİAD’ın merkezi Mersin… Bu da Kıbrıslı Türk işadamları için büyük bir avantaj sayılır. Belki bu sayede Mersin Kapısı da ‘gındırık’ kalmaz ve ardına kadar açılır.
Bu bağlamda narenciye üreticisinin çatı katı olan Kıbrıs Meyve, Sebze İşletmecilik Ltd (Cypfruvex) ile işbirliği kararı alınması, atılan ilk olumlu adım olarak nitelendirilebilir. Çünkü bu kuruluş, Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kurşunoğlu’nun da ifade ettiği gibi, gerçek alıcılarla buluşamadı, yeterli tanıtım yapılmadığından, dış pazarlara açılamadı. Kurşunoğlu, TISİAD sayesinde Ortadoğu pazarında yer bulabileceklerini kaydetti.
Aslında narenciye konusunda Rum üreticiler de dertli ve tedirgin. Rum Tarım Bakanı Nikos Kuyalis, Rusya’nın AB tarım ürünlerine uyguladığı ambargo nedeniyle zarar gören narenciye üreticileri için AB’den doğrudan mali yardım talebinde bulundu.
Güney Kıbrıs’taki narenciye üretiminin yüzde 40’ı Rusya’ya ihraç edilmektedir.
Geçtiğimiz günlerde “Ambargolu KKTC”den, “Ambargolu Rusya’ya” başlıklı bir yazımızda, bu duruma dikkat çekmiş ve Türkiye’nin katkılarıyla KKTC narenciye ürününün 150 milyon nüfuslu Rusya pazarında yerini alabileceğine işaret etmiştik…
Yazının başlangıcında da vurguladığımız gibi, gün gele koşullar öyle bir oluşur ki, dıştaki yatırımcı arayış içine girer, işbirliği yollarını arar ve sonuçta her iki taraf için de olumlu sonuçlar elde edilebilir.
Rusya’dan sonra Irak pazarı büyük bir fırsattır. Yeter ki değerlendirilebilsin.
Bu ülkede ihraç edilebilecek neler yok ki! Süt ürünleri zaten revaçta… Yeni pazarlar sayesinde narenciye ve patateste yeniden atılımlar yapılabilir ve bu sayede üreticinin yüzü gülebilir. Üreticinin yüzü güldü mü, ülkede gidişatın iyi olduğu anlaşılır. Havuç üretimini politikasızlık ve beceriksizlik yüzünden bitirmişlerdi… Halbuki patates gibi, dünyanın en lezzetli havucu üretilirdi bu memlekette…
Daha bir süre önce yerli zeytinyağı küplerde kaldı diye şikâyetler vardı… Ürün fazlası için işte size pazar!
Narenciye gibi dalında kalmasın, ama küpte de kalmasın!..
Geçen günlerdeki bir yazımızda da, KKTC’den Rusya pazarına nelerin girebileceğini sıralamıştık. Şimdi de Irak pazarı çıktı ve yeniden sıralamayı gereksiz buluruz.
Bu ülke insanı yıllar boyu izlenen politikalar sonucu tüketime alıştırılmasına rağmen, gerçekten de üretici özelliğini yitirmedi. Yeter ki desteklensin, yol gösterilsin ve üretim fazlasının ihracı konusunda yardımcı olunsun.
TISİAD heyetinin ziyaretinin yararlı olduğunu vurgularken, bir takım beklentileri de yerine getireceğine inanıyoruz.

http://www.kibrisgazetesi.com/?p=527786